DJI Mavic Air Neymiş Böyle ?

                Drone dünyasına hükmeden DJI yeni dronu Mavic Air ı satışa sundu. Mavic Air Spark ve Mavic Pro arasına yerleştirilmiş çok akıllıca bir model. Neden mi ?
                 DJI ın mavic air ile birlikte model isimlendirme sinde Apple’ı takip ettiğini anlamak çok zor değil. Fakat aslında biraz daha detaylandırırsak bu gözlemimizi sadece isim olarak değil sunduğu özellikler ve konumlandırmayı da aslında çok benzer yaptığını anlayabilir. Nasıl macbook lar MacBook – MacBook Air – MacBook Pro olarak sıralanıyorsa DJI ürünleride benzer bir sıralamaya sahip. Demek istediğimin özeti şu bir model Pro bile olsa tüm özellikleri içinde barındırmıyor ve kimi zaman alt modelinde küçük detaylar daha üstün olabiliyor. Bu bir satış strateji olarak görüyorum. Pazarlama konusunda Apple büyük düşünen bir şirket. DJI, Apple ı örnek alıyor veya aralarındaki anlaşmalar ile bu şekilde bir yön izliyor olabilir. İzlediği yön şirket açısından oldukça iyi fakat biz son kullanıcılar için beyin yakan ikilimler de kalmamızı sağlıyor.
Hadi kuşlar gibi uçalım !
Tasarım!
               Mavic Air in tasararımı oldukça güzel. özellikle arka ve yandan bakıldığında çok şık. Arka ve yanlardan agresif görüntüsü önden biraz daha sevimli bir hal almış. Önde biraz agresif olabilirdi.
Mavic Air, Mavic Pro gibi katlanabilir bir yapıda ve kumdası ile birlikte oldukça ergonomik bir tasarıma sahip. Bu tasarıma sahip olan Air sadece 430g . Evet 430g bu rakam oldukça etkileyici özellikle ehliyet ve izin konularında da kolaylık sağlayabilir.
Üç renk seçeniği ile almak mümkün. Kırmızı – Siyah – Beyaz
Teknoloji !
             Daha yeni bir aerodinamik yapıya sahip olan Mavic Air a oldukça güçlü bir işlem gücü ile donatılmış durumda. Özellikle çevreyi algılama sensörleri ÖN – ALT – ARKA olarak üç kısımda. Bu sensörler 15 Lux ışık üzerinde çevrelerindeki ince dalları bile algılayabilmekteler.
Gimbal’ı neyseki büyük kardeşi Pro gibi 3 yönlü (3 axis). Bu özellikle daha yumuşak bir geçiş için oldukça önemli bir detay.
Kamera

            Sabit odaklı 1/2.3” CMOS,12mp ,85° lik görüş açısına sahip4K Ultra HD: 3840×2160 24/25/30p2.7K: 2720×1530 24/25/30/48/50/60pFHD: 1920×1080 24/25/30/48/50/60/120pHD: 1280×720 24/25/30/48/50/60/120p kayıt yapabiliyor.
          Tüm bunlar içerisinde dikkat çekici olan 1080p de 120 kare çekim yapmabilmesi ile Slow Motion özelliğinin olması. Bu da büyük olasılıkla kullanılan yeni işlemci ve donanımın sisteme katkısı.
Dahili Hafıza,
            Daha önceki modellerde görülmemiş bir şekilde dahili hafızaya yer verilmiş durumda. Benim gibi hafıza kartını unutan veya dolu şekilde çekim yaptığını sananlar için oldukça güzel bir detay olmuş. : )
Uçuş Süresi
Can alıcı noktalardan bir tanesi burada, Mavic Air 21 dk lık uçuş süresi ile sparktan 7dk fazla iken Mavic Pro dan 6dk daha yavaş. Tam olarak ortalarına yerleşmiş durumda. Zaten uçuş süresi mavic pro ya daha yakın olsaydı direk olarak Pro yu piyasadan silerdi. Pazarlama böyle bir şey : )
Yazılımsal Özellikleri ;
Aktiv Tack 16 tane tanıtılabilen obje ile yüksek performansda takip edebilmekte.
QuickShots özellikleri oldukça etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Yazılımsal olarak Asteroid ve Boomerang çekim modlarını içeriyor. Astroid ile normal çekim modundan bir anda tiny planet a çok güzel yumuşak bir şekilde geçiliyor. Boomerang da ise kendinizi ve çevrenizi çok güzel bir şekilde kurgulayabiliyorsunuz. Bu özellikleri mod lar olmadan da yapmak mümkün ama sizi oldukça uğraştırıyor. Ben Flat Land için Droneception adlı programı Sphere panorama içinse Drone Pan programlarını telefonda kullanıyorum. İki programda oldukça güzel çalışıyor. Bir sonraki güncellemelerde Flatland özelliğini de ekleyeceklerini düşünüyorum.
Fiyat

       Fiyat olarak da Mavic Pro ve Spark arasında yer alıp 800 dolar civarında bir fiyatlandırmaya sahip.
Burada detaylı detaylı özelleklerini belirtmiyorum ama bakmak isterseniz buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Mavic Air – Mavic Pro – Spark karşılaştırması ;

Bana Göre Nasıl Bu Mavic Air ?
          Gördüğünüz gibi aslında özelliklerin bir çoğu yazılımsal kaynaklı ve çekimi kolaylaştırma yönünde. Şuan hala Phantom 3 Standard kullanıyorum. Özellikle taşıması ve çekim açılarını yakalamak oldukça zor olabilmekte. Bana 25 dk lık bir uçuş sağlasa da 7dk sı kurguyu oluşturmaya çalışmakla geçiyor. Çünkü çekim yapmak sizin parmaklarınızın hassasiyetine bağlı. Bu durum bana zaman kaybettirse de kumdanda kullanımımı oldukça geliştirmemi sağladı daha akıllı bir modele geçmek için biraz daha bekleyeceğim.

   Spark – Air – Pro arasında seçim yapacak olsam şuan ki tercihim Mavic Air olurdu. Çünkü kullanım özellikleri ve kamera yetenekleri daha gelişmiş durumda. Bunun yanında katlanınca oldukça küçük bir yapıya sahip. Sahip olduğum Vanguard Up Rise 48 2çantamda Sony 70 400 G 2 nin yanında drone taşımak oldukça kolay olacaktır. Öbür türlü Koskoca dikdörtgen DJI çantası taşımak zorunda kalıyorum.
     Deniz seviyesinden dağların zivrelerine kadar yolculuk yapıyorum. Bazen bir kuş peşinde bazense bir manzara peşinde oluyorum. Bu süreçte en taşınabilir, pratik araçlar bana en yararlı olduğunu gördüm. Ne kadar taşınabilir ve ne kadar iyi pratiklik sağlıyorsa o benim için vazgeçilmez bir ekipman olmakta.
DJI hayallerimizdeki Drone ları gündelik hayatımıza çok hızlı bir şekilde getirdi. Ne kadar çekim yasakları, kanunlarda olsa satışları gidere artmakta. Türkiye de DJI Türkiye Facebook sayfasına her baktığımda artan bir üye sayıları var. Bunun yanında hiç drone kullanmayı araştırmadan direk olarak alıp bu aleti aldım ama nasıl kullanılacak bu diye soranlar da bir sürü. Umarım onlar Troll dür. : )))
Gökçe Coşkun
2018

Facebook
Google+
Twitter
WhatsApp

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir